**
1. DAVA KONUSU:** Tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davası. Davacı, murisinin adına düzenlenmiş tapu tahsis belgesine dayanarak, Hazine adına kayıtlı taşınmazın bir kısmının iptalini ve kendisine tescilini talep etmiştir.
**
2. YARGITAY DEĞERLENDİRMESİ:** Yargıtay, öncelikle Bölge Adliye Mahkemesi'nin temyiz başvurusunun süreden reddine ilişkin kararını kaldırmıştır. Çünkü davalı Hazine'nin vekillik yoluyla temsil edilmesine rağmen, tebligat doğrudan kuruma yapılmış, bu da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Esasa ilişkin değerlendirmede ise Yargıtay, davacının tapu tahsis belgesinin dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı konusunda belirsizlik olduğunu tespit etmiştir. Yargıtay, mevcut delillerin tapu tahsis belgesinin hangi parseli kapsadığını net bir şekilde göstermediğini, bu nedenle eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirtmiştir. Yargıtay, tapu tahsis belgesinin hangi parseli kapsadığının net olarak belirlenmesi gerektiğini ve ancak sonrasında esasa ilişkin karar verilebileceğini vurgulamıştır.
**
3. SONUÇ:** Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi'nin temyiz başvurusunun süreden reddine ilişkin kararını ve İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. Dosya, eksik araştırmanın giderilmesi için İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmiştir.
YARGITAY 7. HUKUK DAIRESI
7. Hukuk Dairesi 2022/5625 E. , 2023/6044 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1015 E., 2022/1216 K.
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/4 E., 2022/126 K.
Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 01.09.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisine ait tapu tahsis belgesi bulunduğunu, taşınmazın imar uygulaması görmesi sebebi ile 4661 ada 2 parsel numarasını aldığını, taşınmazın evveliyatı itibari ile mera olması sebebi ile Hazine tarafından Belediyeye devredilmediğini, 4661 ada 2 parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde davalı Hazine hissesinin 260 m2'sinin iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1. Davalı Hazine vekili; taşınmazın hazine adına tescilli kadim mera olduğunu, taşınmaz üzerinde bina olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili; zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, idari yargının görevli olduğunu, davacının talep ettiği kısmın taşınmazdan ifrazının mümkün olmadığını, tahsise konu alanın Planlı Alanlar Yönetmeliği'nde tanımlanan müstakil parsel boyutları dikkate alındığında minimum parsel büyüklüğü şartlarını sağlamadığını, davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...davacının davalı ... Belediyesi'nden tapu tahsis belgesi aldığı, arsa bedelini ödediği, taşınmazın uygulama imar planında konut alanında kaldığı, dava konusu yer ile tahsise konu yerin aynı olduğu, taşınmazın mera vasfından çıkartıldığı, mera vasfının değiştirilerek arsa vasfıyla davalı adına tescil edilen taşınmazın evveliyatının mera olmasının davacının tapu tahsis belgesine dayalı olarak hak sahibi olmasına engel olmayacağını, tahsise dayalı davalarda hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını belirterek davanın kabulü ile 466 ada 12 numaralı Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan hisseden 260/1318 payın iptali ile veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan hissenin Maliye Hazinesi üzerinde bırakılmasına" karar vermiş; tashih şerhi ile ada ve parsel numarasını 4661 ada 2 parsel olarak düzeltmiştir.
IV.İSTİNAF
1.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; söz konusu taşınmazın mera kanununa tabi olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, tapu tahsis belgesinin ilgilisine sadece şahsi hak sağladığını, bu belgeye dayanılarak dava konusu taşınmaz için iptal ve tescil kararı verilemeyeceğini, yetersiz teknik bilirkişi raporu ile usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
1. Bölge Adliye Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Talebinde Bulunanlar
Davalı Hazine vekili, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin Temyiz Talebini Değerlendirmesine İlişkin Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi 01.09.2022 tarihli ek kararında "kurum vekilinin elektronik adresinin olmaması nedeniyle davalı kuruma tebligatın elektronik olarak yapıldığı, Aksaray Maliye Hazinesinin 38108784 Detsis numarasındaki elektronik tebligat adresine 26.06.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tarafların süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunmaması nedeniyle dosyanın 18.07.2022 tarihli üst yazı ile mahkemesine gönderildiği, yapılan tebligata rağmen ilk derece mahkemesince Aksaray Maliye Hazinesine fiziken tebligat çıkartılmış olduğu ve 26.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kurumun vekilleri tarafından 27.07.2022 tarihli ve 15.08.2022 tarihli dilekçeler ile temyiz başvurusunda bulunulmuş ise de; ilk yapılan elektronik tebligat geçerli olduğundan 14.07.2022 tarihi itibariyle temyiz süresinin dolmuş olduğu, kurum vekillerince temyiz süresi dolduktan sonra yapılan temyiz başvurularının süreden reddine" karar vermiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi Temyiz Talebinin Reddi Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı Hazine vekili, temyiz isteminin süreden reddine ilişkin ek kararı temyiz etmiştir.
4. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili, davanın kabulü kararının hatalı olduğunu, vekil olan dosyalarda tebligatın vekile yapılması gerektiğini, dosyada asilin Hazine olmayıp Aksaray Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü olduğunu fakat tebligatın ona da yapılmadığını, esastan ret kararının bozulmasını istemiştir.
5. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1. Vekil ile takip edilen davalarda tebligatın vekile yapılması zorunludur. Vekile çıkarılan tebligat kendisine veya kendisi yerine sekreteri veya katibine tebliğ edilmelidir.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14- 763- 864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,
İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18 inci maddesinin maddesinin b ve c alt bentleri uyarınca maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.
3.Değerlendirme
1.Davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiği halde karar ilamı tebligatının davalı kuruma doğrudan çıkarılması, usul ve yasaya uygun olmadığından temyiz başvurusunun süreden reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2. Somut olaya gelince; 683 ada (399 ada) 153 parselde işgal ettiği 400 m2 için ... oğlu ... adına davalı ... Belediyesi tarafından 16.11.1989 tarihli tapu tahsis belgesi düzenlenmiş, Belediye'nin talebi üzerine 4661 ada 2 parselde davacılar murisi ... oğlu ... lehine tapu tahsis şerhi işlenmiştir. Tedavüllü tapu kayıtları kontrol edildiğinde 399 ada 153 parselin beyanlar hanesinde ... oğlu ... adına tahsis şerhi bulunduğu, 4661 ada 2 parselin geldisinin 399 ada 147 parsel olduğu ve bu parselin beyanlar hanesinde ... oğlu ... lehine tahsis şerhi bulunduğu, ... oğlu ... adına tahsis şerhi bulunmadığı anlaşılmıştır.
3. Hal böyle olunca davacılar murisine ait tapu tahsis belgesinin dava konusu edilen taşınmaza ilişkin olup olmadığı konusunda tereddüt hasıl olduğundan tapu tahsis belgesinin hangi parseli kapsadığı net bir biçimde belirlendikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm tesisi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Bölge Adliye Mahkemesi'nin 01.09.2022 tarihli ek kararı ile istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 13.06.2022 tarihli kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.