'

YARGITAY 8. HUKUK DAIRESI

2023/1307 E. Esas / 2024/5447 K. Karar
Karar Özeti

**

1. DAVA KONUSU:**

Dava konusu, Bingöl ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında davalı adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilen 120 ada 2, 10 ve 14 parsel sayılı taşınmazların, davacı Hazine tarafından devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu iddiasıyla kadastro tespitinin iptali ve Hazine adına tescili talebidir.

**

2. YARGITAY DEĞERLENDİRMESİ:**

Yargıtay, yerel mahkemenin bozma ilamına uyarak yaptığı yargılama sonucunda, taşınmazlarda ekonomik amaca uygun kullanım bulunduğu, kadastro tespiti ile uyumlu mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda tespit maliki mirasçıları açısından senetsizden zamanaşımı ile kazanım koşullarının oluştuğu ve taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olmadığı yönündeki gerekçesini yerinde bulmuştur. Yargıtay, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığını ve kararda uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir.

**

3. SONUÇ:**

Yargıtay, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarını reddederek, İlk Derece Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR.

Karar Tam Metni

8. Hukuk Dairesi         2023/1307 E.  ,  2024/5447 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/128 E., 2022/121 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında, Bingöl ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 120 ada 2 parsel sayılı 8.696,23 m2, 10 parsel sayılı 466,60 m2 ve 14 parsel sayılı 4.825,80 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin önceki karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/11467 Esas ve 2017/7020 Karar sayılı ilamıyla; "... tüm tarafların gerçek sıfatları ile karar başlığında gösterilmesi, hükümde tarafların tüm delilleri toplanarak, iddia ve savunmanın kabul edilen ve ret edilen argûmanları gerekçeleriyle birlikte açıklanıp, açık, tereddüte yer bırakmayacak ve infaza olanak tanıyacak şekilde hüküm fıkrası oluşturulması gerektiği açıklanarak, infazı mümkün olmayacak ve kısa kararla çelişki oluşturacak biçimde hüküm kurulmasının isabetsizliğine ..." işaret edilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "... Taşınmazlarda ekonomik amaca uygun kullanım bulunduğu, kadastro tespiti ile uyumlu mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda tespit maliki mirasçıları açısından senetsizden zamanaşımı ile kazanım koşullarının oluştuğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olmadıklarının anlaşıldığı " gerekçesiyle, davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Geri Dön